MEDYUMLAR TARAFINDAN CİNLERİN YARATILIŞININ ANLATIMI



İnsanoğlu Adem soyundan gelmiş ve Adem neslini yürütmüştür. Ama cinlerin bile daha eski olan öyle tür vardır ki o tür insanoğlundan ve şimdiki cinlerden önce yaratılmış bir türdür. Hatırlar mısınız Kuran ı kerim'de Bakara suresi otuzuncu ayette şöyle bir şey geçer Hani Rabb'in meleklere Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım demişti. Onlar orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın. Oysa biz sana hamd ederek daima seni tespih ediyoruz demişler. Allah da ben sizin bilmediğinizi bilirim demişti. Bakara suresinin oturunca ayeti aynen az önceki okuduğum gibi geçer. Peki melekler burada kan dökmeyi, bozgunculuk çıkarmayı daha önce nerede duymuş ve nereden biliyorlardı? Cinler ve insanoğlu yaratılmadan önce öyle bir topluluk gelmişti ki, o topluluk hem bozgunculuk çıkarmıştı, hem de kan dökmüştü. Şimdi size melekler ve perilerin savaşların anlatacağım insanoğlunun atası Adem yaratılmadan önce cinler yaratılmıştı. 

Cinler, dünyadan önce Mars gibi başka gezegenlerde muhtemelen yaşamlarını sürdürdüler. Bu gezegenlerde yaşayan Cin toplumları, insan toplumları gibi kendilerine gelen elçilerin islama çağrılarını kabul etmeyip elçilerini öldürmek istediklerinden dolayı, yaşadıkları gezegenle birlikte helak uğramışlardır. Allah, insanlar gibi, cinleri de takva ve fücura yönelme potansiyelleriyle yaratmıştır. Bir süre Allah, köylü olarak yaşayan cinler, daha sonra satmışlardır cin toplumları da içlerinden elçiler gönderildi ve uyarıldılar. Ancak uyarılardan yüz çeviren, yaşadıkları gezegeni ifsat eden ve kan döken cin toplumları sünnetullah gereği helak edildiler. Cinlerin boyut ve hızları dikkate alındığında, her haklarınıza cin toplumunun yok oluşuyla beraber yaşadıkları gezegenin yaşanmaz hale geldiği şeklinde anlayabiliriz.  

Islama çağıran elçilere icabet edenlerin ise kurtuluşa davet ederek başka bir gezegende en son dünyada yaşama devam ettikleri bir gerçektir. Bu el hakların sayısını Allah bilir. Ancak şu da bir gerçektir ki Adem daha yaratılmadan önce dünyanın sorumlu sakinleri elbette cinlerden, iblis allah'tan en çok korkan ve ona itaatte en önde bulunan cin toplumunun öncülerinden birisiydi. Allah onu, kendisine olan bu samimi itaati ve ibadeti sebebiyle yüceltti ve baş melekler boyutuna çıkardı. O artık meleklerle beraber allah'ı zikreden nefis sahibi bir melekti. Ve ismi de Azazel di yani elin allah'ın azizi Şeref lisi değerlisi, dünyada yaşayan cin toplumunun uyarıcısı. Elçilik görevini ve liderliğini de üstlenen Azazel, zaman zaman dünyaya gelip Müslüman cinlerle beraber kafir cinlere karşı savaşmış ve büyük yararlılıklar göstermiştir. Bu durum adem yaratılıncaya  kadar böyle devam etmiştir. Şimdi gelin size cinler ve meleklerin savaşın anlatayım. Kuran ı Kerim 'e göre cinlerden ilk yaratılan varlık candır. Can genellikle cinlerin atası ya da cin türü anlamında kullanılan bir terimdir. Bir şeyi örtmek, gizlemek manasında cen kökünden türemiş bir isim olup kendisini örten duyulardan gizlenen varlık demektir. Elmalılı Hamdi Yazır can onu da bundan evvel na risse mumdan yaratmıştık. Elmalı ,cini ise daha önce zehirleyici şiddetli ateşten yaratmıştık, insan vücudunun gözeneklerinden geçebilen güçlü bir ateşten yaratmıştık. Burada cinlerin yaratılış tarifinden bahsediyor, bazı hedeflerle canın yaratıldığı, ateşin bildiğimiz ateşlerden çok daha sıcak olduğu bildirilmektedir. 

Bu Davut Tarlasinin etmeyi mesuttan naklettiği bir hadis e göre bu dünyada gördüğümüz ateşler, canın yaratıldığı ateşten yetmiş kat daha hafiftir. Bu öyle büyük bir ateştir ki, hem nuru  hem de dumanı vardır. Allah, nurdan melekleri zulmetten ise cinleri yaratmıştır. Cinlerin babasına  de ve melekler nurdan yaratıldıkları için ibâdete başladılar. Cinler zulmetten karanlıktan ateşin siyah kısmından yaratıldıkları için de küfür, isyan ve Tuluyhan ettiler. Zamanla çoğaldılar. Allah bunlara bir şeriat yasağı gönderdi. Taate ve Ibâdete çağırdı. Tamrus ve evlatları itaat edip allah'a ibadette koyuldular. Bir müddet bu halde devam ettiler. Aradan altı yüz otuz ya da beş yüz yirmi yıl, Muhittin Arabi ye göre ise dört bin yirmi yıl geçti. Bu müddetin sonlarına doğru inat ve isyana başladılar. Çünkü ateşin zulmet karanlık kısmından yaratılmışlardır kibre düşüp ibadeti bıraktılar. Allah onların büyüklerini çeşitli cezalarla helak etti. Zayıfları şeriattan ayrılmamıştı. Ibâdete devam ediyorlardı. Onun için sağ salim kaldılar. Burada bir şey vurgu yapmak istiyorum. Şeytandan önce bir şey daha vardı Karanlık zulmet ve kibir dolu bir şey vardı. Baktığımızda burada şöyle bir şey takılabilir şeytandan önce heyet onlar mı vardı? Allah kendi cinslerinden Hülya nis namında birini bunlara vali tayin edip yeni bir şeriat emretti ilkin itaat ettilerse de uzun bir devir geçtikten sonra bunlar davası oldular. Allah bunların da kibre, düşenlerini helak edip doğru yola onandığını sağ bıraktı ve bunların başına halet adında bir cinli hakim etti. 

Üçüncü bir devir geçti ve onlar yine doğru yoldan ayrıldılar ve allah'ın gazabına uğradılar. Salihlerden çok az kimse kaldı. Zamanla Çoğaldılar içlerinde Hamis adlı birisi en ileriydi. Onu kendilerine vali yaptılar. Hamis bütün ömrü boyunca emri bil maruf nehil anil münker, kötülükten sakındırır, iyi emretme ve ilahi kanun hükümlerini uyguladı. Ölümünden sonra canın kötü evlatları hükümetleri küfredip isyan ve fesat yolunu tuttular. Allah onlara da uyarıcılar yolladı. 

Fakat bu fayda vermedi. Dördüncü devirde nihayet fayda buldu. Allahın gönderdiği melekler onların birçoğunu katletti. Geriye kalanlar adalara, harabelerde saklandılar ve dağıldılar. Böyle erişemeyenler, melekler esir ettiler. Onlardan biri de iblis idi. Bu olay kurduğu bir tefsirinde şöyle anlatılıyor. Cinlerden di. Melekler onu küçükken esir almış, o da meleklerle birlikte ibadet edip durmuş ve meleklerle birlikte ona da hitap edilmişti. Idris meleklerle göre çıkıp ve onların aralarında büyük günden güne ilerledi. Öyle ki meleklerin alimi hocası oldu. Derler ki Onun babası Habis adında ve bir aslan annesi tebrizde bir kurt Suretin deydi. Baştan babasına isyan etti. Sonunda da belaya düştü. Bir rivayete göre iblisin göğe çıkmasına sebep can evlada helak olunca fesatlarından ötürü iblis onlardan ayrılıp bir köşede ibadetle meşgul oldu. Şöyle ki onun edebinden ve ibadeti çokluğundan melekler etkilendi. Böyle bir kimsenin meleklerle beraber olması uygundur dediler. Allah meleklerin duasını kabul edip onu dünya semasına çıkardı. Burada da o kadar ibadet etti ki, ikinci kat gök melekleri ellisi kendi yanlarını istediler. Allah onların bu isteklerini kabul buyurdu ve böylece yedinci kat göğe kadar yükseldi. 

Cennet meleklerinin reisi olan Rıdvan Yarabbi bütün gök tabakalarındaki Melekler onun ibadetiyle haz duyuyorlar. Birkaç günde cennettekiler olunan istifada etseler olmaz mı? Dedi. Allah Onun bu isteğini kabul edip  cennet aldı kendisine cennetlerin muhafızlığını ve hazine darlığını verdi. iblis ibâdete devam etti. Arşı alaya kutlanan bir minder üzerine oturur melekler başucunda nurdan bayrak tutarlardı bu vaziyette meleklere vaaz verirdi. Etrafına o kadar melek toplanırdı ki, adedini yalnız Allah bilirdi. Onun cennetteki lakabı ise Azazil di. iblis allah'a engin kulluğun karşılığını, diğer cinlerin cezalandırılmasına karşın böyle gördü. Melekler ona hürmet ediyorlardı. Dilediği zaman yeryüzüne dilediği zaman gökyüzüne dilediği zamanda cennetlerde kalıyordu. Fakat içi huzursuzdu ve hemcinsi olan ateşten yaratılmış cinlilerin savaşları durmadıkça da bu huzursuzluğu asla geçmeyecekti. Iblis Böylece ibadetin nice yıllar devam etti. Bir zaman geldi ki, yeryüzünde vaktiyle helak olan kavimden sağ kalıp öteye beriye. dalanlar ve dağlarda yaşayanlar zamanla çoğaldılar. Öyle ki eğer yüzünü doldurdular, fakat Allah 'a nasıl ibadet edileceğini bilmiyorlardı. iblis bunları hak yola davet etmek için allah'tan izin istedi. Isteği kabul olup bir kısım meleklerle beraber yer cine indiler. Onları doğru yola davet ettiler. Fakat çok az kimse bu davete icabet etti. Bunun üzerine iblis C. Hod bin Bela net isminde Salih bir kimseyi o kabin büyüklerine gönderdi. Elçi, Emre uyarak ok haline geldi. Doğru yola davet etti. Fakat kendisini dinlemeyip şehit ettiler, iblisin haberi olmadı. Geç kalınca bir başkasını daha gönderdi. Onu da şehit ettiler. O da gelmeyince iblis birbiri ardına birçoklarını. gönderdi. Hepsini şehit ettiler. En son gönderilen Yusuf Bin Yasir adında biri biriyle ile ellerinden kurtulup idrise geldi ve durumu anlattı. Iblis bin yıla yakın bir zaman barışı sağlamak için çalışmıştı. Fakat elinde iman etmiş olan bir avuç mümin cinli hiçbir şey yapamamıştı. Sonunda onların cezalandırılmadan yola gelemeyeceklerini anlamıştı. Iblis allah'tan izin isteyip meleklerle birlikte onların üzerine yürüdü ve çoğunu öldürdü. Geriye kalanı ise etrafa dağıldılar, pişman olmuşlardı. Fakat iş işten geçmişti da Halkın Abdullah bin Abbas'tan naklettiği bir rivayete göre de Allah Hazreti Adem den önce cinleri yaratmıştı. Onlar, yeryüzünde bozgunculuk çıkarıp kan dökünce, iblisin başkanlığında özel bir kısım melekleri göndererek onlarla savaş yaptırmış ve onları mağlup ettirmiştir. Allah bu özel meleklere yeryüzünde bir halife yaratacağını beyan edince, onlar da insanları cinlere kıyas ederek orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisi mi yaratacaksın diye sormuşlardı. Bir görüşe göre melekler, videoda bahsettiğimiz cinlerle, meleklerin savaşından önceki duruma istinaden cinlerin fesat çıkarmalarını ve kan dökmelerini görmüş ve binmişlerdi. Çünkü yerinde âdemin yaratılışının önce cinler vardı. Onlar orada fesat çıkarmış ve kan dökmüşlerdi. Bu arada yeryüzünden bahsediyoruz. Ama birçok alime göre bu yeryüzü burası değil, dünya değil,  Mars, Mars tan bahsediyoruz. Birçok alim Mars ta önceden Müslüman topluluklardan bahsediyor. Hatta birçok temsilci de Mars ta Müslümanların yaşadığından vurgu yapıyor. Mars'a, hiçbir kabilenin ve hiçbir insanoğlunun gitmemesi gerektiğine de vurgu yapıyorlar Yine en doğrusunu Allah bilir.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar