Medyum. büyü ve cinler

ALLAH'IN ELÇİSİ: "CİNLER"İ AÇIKLIYOR!

Abdullah ibn Mes'ud: "Rabb'lerine vesile arayıp duruyorlar..."[İSRA(17)/ 57] ayeti hakkında şöyle demiştir:
"İnsanlardan bir topluluk, cinlerden bir topluluğa köle oluyorlardı. Nihayet o cinler, İslâm Dini'ne girdi, o insanlar ise cinlerin dinine tutunup kaldılar."
Buhari, C.10, H.no: 65- Kitabu't Tefsir 235, s.4518.

Ata ibn Ebi Rebah'tan; o da Cabir ibn Abdillah'tan aktardı:
Peygamber(s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Yiyecek içecek kaplarının üzerlerini örtünüz, su kırbalarının ağız iplerini bağlayınız, bütün kapıları arkalarından kapayınız, yatsı vakti sırasında çocuklarınızı dışarıda hareketten men edip eve toplayınız. Çünkü o zaman cinlerin yayılması ve bir şeyi süratle alıp kapmaları vardır. Uyku sırasında kandilleri söndürünüz. Çünkü fasıkçık; yani fare, bazen yanan fitili çeker de ev halkını yakar."
Buhari, C.7, H.no: 59- Kitabu Bedi'l Halk 120, s.3095.

Ali bin Ebu Talib'dan rivayet edilmiştir:
Resulullah(s.a.v.) buyurdu ki: "Cinin gözleri ile Ademoğullarının avret yerleri arasında perde, Ademoğullarından biri, ayak yoluna girerken onun; 'Bismillah' demesidir."
Tirmizi, C.1, H.no: 603, s. 408.

İbn Mes'ud'dan:
Allah Resulü(s.a.v.) buyurdular ki: "Tezek ve kemikle taharetlenmeyin! Çünkü bunlar, cin kardeşlerinizin azığıdır."
Rudani, C. 1, H.no: 503, s. 182.

Ebu Davud'un rivayeti:
Cin Heyeti, Allah Resulü(s.a.v.)'e geldiklerinde dediler ki: "Ey Allah'ın Resulü! Ümmetini, kemik, tezek veya kömür ile taharetlenmekten menet! Çünkü Allah, bizim rızkımızı onlarda kıldı." Bunun üzerine Peygamber, bizi bundan alıkoydu.
Rudani, C. 1, H.no: 504, s. 182.

Rezin, Enes'den:
Allah Resulü (s.a.v.) buyurdular ki: 
"Nusaybin cinlerinden bir heyet, benden azık istediler; sakın kemikle ve tezekle taharetlenmeyin. Çünkü onlar, cin kardeşlerinizin yemekleridir."
"Bunlar cinlere ne fayda sağlayabilirler ki?" diye sorduklarında, şöyle buyurdu;
"Buldukları kemik üzerinde behemehal biraz et bulurlar; buldukları tezek içinde de mutlaka bir tat bulurlar."
Rudani, C. 1, H.no: 505, s. 182.

Cabir'dan şöyle rivayet edilmiştir:
Resulullah(s.a.v.), ashabına çıktı ve onlara "Er-Rahman Suresi"ni, başından sonuna kadar okudu. Ashab sustular. Resul-i Ekrem(s.a.v.) buyurdu ki:

"Cin gecesi, bu süreyi cinlere okudum ve onlar, cevap bakımından sizden daha iyiydiler. Çünkü ben, 'Rabbinizin nimetlerinden hangisini inkar edebilirsiniz?' ayetine her geldiğimde, 'Ey Rabbimiz! Senin nimetlerinden hiç birini inkar etmeyiz ve sana hamd olsun!' 

dediler."
Tirmizi, C.5, H.no: 3507, s. 392.

Medyum hocamız bu hadis ve ayetler ışığında cinlerin hiç kimsenin himayesine girmeyeceğini fakat cinlerle bazı medyumların görüşebildiklerini söylemektedir.Cinlerle bazı semboller veya direkt görüşülür.Değerli hocamız da cinlerle görüşebildiğini söylemektedir.Bilinenin aksine medyumların cini yoktur.Medyumlar bir cine sahip olamaz.Medyumlar sadece sembollerle veya direkt olarak cinlerle görüşebilir onların ne istediklerini öğrenebilir ve onları ikna edebilir.İkna olmayan cinleri kaçırtabilir.Medyumun ne kadar etkili olduğuna bağlı olarak tüm bunlar gerçekleşir.


Medyumlar bazı semboller aracılığı ile cinlerle iletişime geçebilir

Cinler ve insanlar

Bazı insanlara imanı, olmayan cinler musallat olur.Müslüman olan herkesin inandığı gibi cinler vardır.Cinler istedikleri şekle girme kabiliyetine sahiptir.Cinlerde birbirleri ile konuşurken insanlar hakkında birbirlerine bilgi verirler.İnsanın içine girdikleri gibi insan,hayvan ve eşya şeklinde de görünebilirler.Özellikle imanı olmayan cinler insanları etki altına almak için bir çok yol denerler.Etkisi altına aldıkları insanı yönlendirebilirler.Bir hadisi şerifte   "Şeytan yani şeytan cinler adem oğlunun damarlarında kanının dolaştığı gibi dolaşır" denmektedir.

İnsanın yaratılışından önce cinler yaratılmıştır.İman etmeyen cinler insanı kötülüğe sevk etmeye çalışır.Bu durumda musallat olan cinle hoca tarafından görüşme yapılması gerekir.Kişiyi ve cini iyi tanıdıktan sonra cinin defedilmesi için yapılacak şeyleri hoca karar verir.Bazı cinler insanlar gibi çok inatçı olduğu için epey uğraşılması gerekiyor.

Medyum hocamız cinlerle evliliğinde mümkün olduğunu fakat bunun caiz olmadığını söylemektedir.Cin eğer insana aşık olup musallat olduysa bu cinin kesinlikle büyü ile def edilmesi gerekir.Medyum hoca efendimiz insanoğlu nasıl topraktan yaratılmışsa cinler de ateşten yaratılmış mahluklardır der.İnsanoğlu yaratılışı toprak olduğu halde toprak özelliği göstermediği gibi cinlerde ateşten yaratılmış olsa da ateş özelliği göstermezler.

  Yukarıda söylediğimiz gibi ateşten yaratılan cinler istedikleri şekle, cisme ve insan şekline bürünebilirler.Onların bu özelliği nedeniyle insanı kandırmayı , vesveseye düşürmeyi ve hayali şeyler görmesini kolaylıkla yapabilirler.Nasıl ki insan cinleri etkisi altına alabiliyorsa cinler de insanı etkisi altına alıp dilediklerini gerçekleştiriyorlar.

 Medyum hocamız cin ile evliliğin mümkün olmadığını çünkü yaratılışlarının birisinin toprak diğerinin ateş olması nedeniyle ateşin ve toprağın içi çe geçemeyeceğini söylemektedir. İslam hukukuna göre ise cin ve insan evliliğinin de caiz olmadığını belirtmiştir.Cinler de büyü yaparlar.İstedikleri her ne kadar cismi alemde gerçekleşmese de insana heves ve diğer hisleri uyandırarak insanı etkisi altına almak isterler. Medyum hocamız cin kovma konusunda binlerce çalışması ile edindiği tecrübeden şunu çıkarmıştır;Kesinlikle def edilmeyecek cin yoktur.İnsanoğlu cinlerden daha üstündür.

Yemen'den bir cemaat imam Malik'e mektup yazıp sordular, "Burada bir cinni var bizden kız istiyor, siz ne buyurursunuz?" İmam Malik, "Dinen bunda bir sakınca yoktur. Fakat ben bunu kerih görüyorum. Çünkü, kadın cinden hamile kaldığı zaman seni kim hamile bıraktı, bu çocuğun babası kim diye sorulduğunda, "cin" diye cevap verecektir. Bu da Müslümanlar arasında fesada sebep olacaktır." demiştir. (Akamül Mercan)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar